Sex Hikayeleri

2 ay önce - hikaye31 Ekledi - 2141 Kez Okundu

Taksi beni yiyecekmiş gibi bakıyordu

Selamlar ben elif sexi sınırsız yaşamayı seven biriyim beni doyurabilicekler arasın lütfen!
NUMARAM: 0035 351 57 32

Taksi beni yiyecekmiş gibi bakıyordu

Anneme gitmem gerektiğini düşünerek hemen patronumu aradım ve ondan zor
da olsa izin almayı başardım. Anneme uğradıktan sonra işe gideceğimden;
makyajımı yaptım ve üstüme beyaz bodymi, altıma da neredeyse dizlerimden
bir karış yukarı olan beyaz mini eteğimi giydim. En çok giymekten
hoşlandığım beyaz fileli jartiyerimi, daracık beyaz dantelli külotumu da
giyerek hazırlandım. Telefonla taksi durağını arayarak bir taksi
çağırdım. Bir süre sonra taksi geldiğinde, yüksek topuklu ayakkabılarımı
giydim ve yanımda götüreceğim çantalarımı da alarak aşağıya indim.
Oturduğumuz yer olan Ataköy’den Kadıköy’e gidecektim. Eminönü’ne giderek
oradan Kadıköy vapuruna binebilirim diye düşünüyordum. Aslına
bakılırsa, o gün içimden hiç de cinsellik geçmiyordu ama, aşağı
indiğimde taksi şoförünün beni yer gibi olan bakışları beni de etkiledi.
Aklıma bir hınzırlık yapmak geldi. Taksi şoförünü tahrik etmeye karar
verdim ve hemen harekete geçtim. Taksilerde pek de görmediğimiz bir
nezaketle, taksi şoförü arabadan inerek bana arka kapıyı açtı. Adam
35-40 yaşlarındaydı. Kendim binmeden önce çantalarımı koymak maksadıyla
öne doğru eğildiğimde şoför, kalçalarımı saran minicik dantelli külotumu
görmüş olacak ki arabaya bindiğimde arkamdan kapıyı kapatırken aletinin
tamamen dikilmiş olduğunu gördüm. Adamın aleti benim için baş
kaldırmıştı. Bu, benim de hoşuma gitmişti. Taksinin arka koltuğunun
ortasına bacaklarımı açarak, fakat dizlerimi kapatarak oturdum ve
yerleştim. Adamın arabaya binerken gözleri bacaklarımda geziniyordu ve
aleti de hala dimdikti. Koltuğa yerleştiğinde aynayı ayarladı ve
arkasına dönerek, doğu şivesiyle “Nereye gidiyoruz abla?” derken
gözleriyle bütün vücudumu süzdü. Eminönü’ne gidiyoruz” derken, ona güzel
bir göz zevki yaşatmak için, dizlerimi açarak ona olanak tanıdım. Bu
arada şunu da söylemeliyim ki, külotumun altındaki sarı tüylerimi
dikkatli bakınca görmemek olanaksızdı. Hareketlerim adamı iyice
azdırıyordu. Önüne dönüp arabayı kullanmaya başladığında, trafik
sıkışıklığından istifade hem benimle konuşuyor, hem de vücudumu
süzüyordu. Bana, “Müzik koyayım mı abla?” derken suratında manalı bir
ifade vardı. “Tabii” şeklinde cevap verdiğimde, “Türkü dinler misin?”
dedi. “Benim için fark etmez” dedim. Bunun üzerine bir kaset koydu ve
onu dinlemeye başladık. Sanırım o da bana misilleme yapıyordu ki, içinde
“Memeler baş kaldırmış” diye sözleri olan bir türkü dinletiyordu bana.
“Nasıl beğendin mi?” dediğinde “Fena değil” şeklinde karşılık verdim.
“Niçin fena olsun, gerçekleri söylüyor” derken bana bakıyor, gözleriyle
bacak arama bakış atıyordu. Fındık zade tarafında trafik iyice
sıkışmıştı. Bunun üzerine orada inip, tramvaya binmeye karar verdim.
Taksi şoförü “Daha Eminönü’ne çok var. Niçin iniyorsun ki?” diye inmemem
için elinden geleni yaptıysa da Fındık zade köprüsünde indim. ınerken
de yine aynı şekilde arabadan inerek bana kapıyı açtı. Tabii ki nezaket
için değil, beni son bir kez görebilmek için. Aslına bakılırsa adamın
davranışları da beni çok tahrik etmişti. Eminönü’ne kadar taksiyle
gidebilirdim ama, içimdeki aşk ateşi beni orada indirdi ve her zaman
kalabalık olduğunu bildiğim tramvaya yöneltti. Fındık zade durağında
tramvaya bindim. Ve uygun bir kenara geçerek tutundum. Tüm erkeklerin
gözleri üzerimdeydi. Tabii ki ilgisini çekebildiğim kadınların da…
Tramvay tıklım tıklım değildi ama arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla
Aksaray’da iyice doluyordu. Aksaray durağına geldiğimiz zaman tramvay
gerçekten de tıklım tıklım oldu. Ben, yine kenarda duruyordum ki orta
yaşlı bir adam benden müsaade isteyerek arkama geçti. Ardından
“ısterseniz çantalarınızı buraya koyabiliriz. Daha rahat olursunuz
bayan” dedi. Çantalarımı kenara koyması için ona verdim ve teşekkür
ettim. Erkeklerin arasında kalmıştım. Kımıldayacak yer kalmamıştı.
Aslında benim de istediğim buydu. Etrafımdaki erkeklere yakın olmak,
onlara sürtünmek bana büyük bir haz veriyordu. Göğüslerim önümde ki
adamın sırtına, kalçalarım da arkamdaki adamın aletine değiyordu. Birden
bire, görmediğim bir el bacaklarımı okşamaya başladı. Dişiliğimin
arzuyla yanıp tutuştuğunu hissettim. Bu çok hoşuma gittiği için hiç
sesimi çıkartmadım. Sessiz kalmamdan cesaret alan arkamdaki adam, beni
iyice kendine doğru çekerek erkekliğini kalçalarıma dayadı ve sürtünmeye
başladı. Onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Beni belimden
kavramış, erkekliği ile arkadan baskı yapıyordu. Erkekliği bana baskı
yaptıkça yerimde duramıyor ben de kalçalarımı geriye bastırıyordum. Bu
arada, önümdeki adamda halimden durumu anlamış olacak ki “ısterseniz yer
değişebiliriz bayan” dedi. Ona “Hayır, burada rahatım” deyince önüne
döndü. Sanırım olanları birkaç kişi daha görmüştü ama onlar da benim
gibi ses çıkarmıyorlardı. Sanırım bu onların da hoşuna gidiyordu.
Sonunda arkamdaki adam titreyerek boşaldı ve kulağıma doğru eğilip,
“Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Onu kafamla onayladım. Bana “şimdi
kendini rahat bırak” diyerek kalçalarımla ilgilenmeye başladı. ıki
eliyle kalçalarımı okşuyordu. Birden, zaten kısacık olan mini eteğimi
biraz daha çekti ve dantelli külotumu yana doğru sıyırıp parmağını
kadınlığıma soktu. ıyice kendimden geçmiştim.
Çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Sıcaklığını külotumda
hissedebiliyordum. Birden bire, adam elini kadınlığımdan çıkarıp arka
kapıma soktu. Zaten alışık olan arka kapım, adamın parmağını sonuna
kadar aldı. Adam, arkamda parmağıyla bir süre git gel yaparak beni
tekrar boşalttı. Son durağa gelmemize yakın beni kendi eliyle
düzelttikten sonra bir süre daha okşadı. Sonunda zor da olsa tramvaydan
indik. “Seninle daha yakın olmak istiyorum. Bana adres verebilir
misiniz?” diye sordu. Ona, mümkün olmadığını ama bana telefon numarasını
verirse onu arayabileceğimi söyledim. Bana cep telefonunun numarasını
verdi. Sanırım aramamı sabırsızlıkla bekliyordur